Deliliği övdü, uyuşturucuyu övdü, dub-step’i övdü, tarantino’yu bir gece baya övdü, analog makineleri övdü, samimiyeti herkese övdü, eski camel’ı bilmiyordu, yine de övdü, yaşadığı uyarıcı triplerini uzun uzun övdü, bir dönem büyük ev ablukada’yı çok övdü, sosyalizmi üstünde pek düşünmeden övdü, duman’ın ilk albümünü türlü ortamlarda övdü, maaş alırmışçasına tim burton’ı övdü, umut sarıkaya’yı ara-sıra övdü, ‘çok tatlı bir çift’ olan arkadaşlarını diğer ‘çok tatlı çift’lere övdü. ilerleyen saatlerde türk saykodelik rock müziğini gözlerini uzaklara dikerek övdü, arkadaşlarının ikinci sınıf post-rock grubunu ayda üç kere, kırkbeşer dakika övdü, rakı masalarını bu övdüklerinin hepsi kadar bir daha bi’ övdü, insanlarla başbaşa kaldığında varsa kısa kısa sevgilisini, yoksa uzun uzun yalnızlığını övdü.

Kendini övdü, seçtiklerini övdü, özgünlüğünü övdü.

Bir gün bütün bu övdükleri uykusundan uyanıp onun ecdadına sövdü.

“Kafiye olsun diye değil” derken MFÖ’yü övdü.

Çok sıkıcıydı, yaşarken öldü.

Notes

  1. lavina-andrews reblogged this from cocuk
  2. iremunver reblogged this from cocuk
  3. gibibirsey reblogged this from cocuk
  4. petekyildiz reblogged this from cocuk
  5. senuka reblogged this from cocuk
  6. solves reblogged this from selveryildirim
  7. theavariceofman reblogged this from selveryildirim
  8. birnevipollyanna reblogged this from selveryildirim